Ana içeriğe atla

... Menekşeli Mektup-Mustafa Kutlu...


Hep söylüyorum Murtafa Kutlu ile geç tanıştım ama iyiki de tanıştım. Kitaplarını severek okuyorum.

Bu da onlardan biri idi. Motif grubundan Sevgi arkadaşım hediye almıştı kitabı bana sağolsun içine menekşeler kurutmuş,mektup yazmasa bile kart postal yazmış. Eee bana da kapağa uygun konsept fotoğrafını çekmek kaldı...Sayesinde hem keyifli bir kitap okumuş oldum hem de güzel bir fotoğraf çekmiş oldum :)) sözü var sonraki kargo gönderiminde mektup yazacak bana :))

Kitap birkaç hikayeden oluşuyor. Ben keyifle okudum ama sanki Menekşeli Mektup hikayesi bi havada kaldı bitişi diye düşünmedim değil.  Ama yine de güzeldi benim için...

"Ama aşk dediğin nedir ki?
Postacı:
-Nedir?
Kahveci gülümsüyor; hafifçe eğilerek.
-Muhabbet iki başlı olacak arkadaş. Tek taraflı oldu mu sakat. Kara sevdaya girer.
-Çaresi?
Hikmetli bir söz söylüyor kahveci:
-Ya tahammül, ya sefer!"

Mustafa Kutlu diye bir iklim var. Bu iklimde kah bir postacı menekşeli mektuplar taşıyıp İncilaya aşık oluyor, kah bir servis şoförü hem hac hem de iş için Mekke ve Medine'ye gidiyor, kah ALLAHU EKBER dağlarında donan askerler ile soğuktan donuyor, kurtulanlar ile esir düşüp Sibirya'ya gidiyorsunuz.

Postacı kendi halinde yaşayan bir insan, sessiz ve sakin bir hayatı var. Güzel kulubeli bir evi, radyosu, trt2'si, halk müzikleri ve bir de geceleri yıldızlı göğü var. Altında dinlendiği serviler, kayınlar, çitlembikleri var. Derken bir de amcası var, onu evlendiren, dokunmaya kıyamadığı hangi çeşit seveceğini şaşırdığı bir kadın ile onu evlendiren amcası. Evlendiği kadın var, dedim ya hangi türlü seveceğini bilemediği ve dokunmaya kıyamadığı eşi. Köydeki sevdiği için postayı terk etti kadın, daha doğrusu kaçtı. Postacı bunu hak etmedi, ama hemen kabul etti durumu, etmeyip ne yapacaktı. Zaten mizacı da böyleydi postacının. Sonra İncila hanım hayatına bir farklı girmeye başladı, o daha fazla üzülmesin diye Almanya'ya kadar gitmişti İncila hanımın kocasını bulmak için. İncila canlı bir şekilde üstüne mektuplar, menekşe pullu mektuplar dökülerek olduğu yerde hasretinden ölen bir kadın. Derken yağmurlu bir gece, postacı kahveden eve geldi. Evin önünde karaltı, yaklaştı, baktı gözleri şiş ağzından kanlar damlayan bir kadın. Evet kaçan eşiydi, içeri aldı ve sonra hikaye bitti. Postacı olmak kolay değil, insanlar hayatlarının bir yerinde o postacı oluyorlar, ama sadece bir kısmında. Hikaye hoşumuza gitse de kimse postacının yerinde olmak istemez, o karakterin çektiği acıyı kimse yaşamak istemez. Okuması güzel ama yaşaması değil. Servisçi abimiz var, postacı kadar kuvvetli bir duygusallığı yok bu hikayenin ama sürükleyici, neşeli ve bizden dedirten cinsten. Yıllar yılı tüm Türkiye'yi otobüs ile dolaş dur, borç harç maaş derken, bir de ortakların karını ver, ele ele baş başa diyordu Servisçi. Zaten sonra aklını başını aldı, gitti fabrikada servisçilik yaptı. Derken yaş kemale yaklaştı. Kalpte iman kımıldamaları, hac zamanı servis hizmeti verenler ile tanışma, anlaşma ve durumları ayarlamadan sonra, haydi hem hacca hem de hacda servis işine, yanında bir yolda buldu ama ne yoldaş. Bütün hac vazifeleri biter ve tam dönecekken yoldaş yok, Arabistan'daki akrabasının yanına gitmiş ve sadece benim merak etmesi, hakkını helal etsin diye haber bırakmış. Tabi yol uzun, yolda kaza, hastanelik olma. Hastaneden Hataylı bir Arap vatandaş ile beraber kalma, sonra köylüsü derken, kendini Anteb'e atıyor iyi insanlar ile. Sonrası iyileşme ve rutin hayat... İnsan ALLAHU EKBER dağları deyince bile içi donuyor. Enver paşanın inat ve kibir ile ısrarı ne yiğitlerin yitmesine sebep oluyor. Sayfalarda başlayan o tipi insanın içinde esiyor. Her yere düşen askerle beraber düşüyor okuyan. Ve bir yerden sonra insan düştüğü Sibirya esirliğine bile seviniyor.
Mustafa Kutlu bir iklimdir. Aynı yağar, aynı açar, aynı ısıtır ve aynı soğutur. Ama hep farklı duygular yaşatır, sen bu aynılıkları hiç hisseymezsin.

Yorumlar

  1. Ne kadar güzel anlattın gönlüne sağlık çok güzel kitap ti , bende Zeynep e teşekkür ederim bu naif kitap için 🥰

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benden de sevgiye selamlar bana da o hediye aldı 😇

      Sil
  2. Mustafa Kutlu hikayeleri güzeldir. 💕

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

...bahar okuma şenliği 2017...

Bahar okuma şenliği 2017 de okuyacaklarim bunlar. 10 nisan olarak başladık bakalim 3 ay icinfe hepsini okuyabilecek miyim. Gecen sefer 18 okumustum simdi hedef olarak 21 kitap koydum.tabi şenlik esnasinda degisiklik yapabilirim ben duramam.

...konya blogger buluşması...

konyalı bloggerlar olarak birkaç hafta önce buluşmuştuk.ama netimde sorun olduğu için ancak yazabildim:) aslında buluşma 6 kişi idi ama 5 kişi toplandık. katılımcılar alonenes.blogspot.com kediminhobidefteri.blogspot.com aslievievi.blogspot.com derinksah.blogspot.com pekbilmis.blogspot.com sponsorlarımız ise aşağıda olacak:) hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim bu arada bu şahane hediyeler ile yanımızda oldukları için... ilk olarak orkide hareketi ne bu güzel ruj ve maske için teşekkürler.ikisi de harika bir ürün... sacbakım a bu şahane ürün için ayrıca teşekkür ediyorum deneyip de kullanıp ve memnun kalan birisi olarak kesinlikle herkese tavsiye ediyorum... ilk takma kiprik deneyimi yaşatan kozmopoli ye ayrıca sevgiler... pastel in ürünlerine söyleyecek sözüm yok gerçekten.bayıldım ve zevkle kullanıyorum...özellikle rimele diyecek söz bulamıyorum... watsons da gönlü bol sponsorlardan.fondoten hariç hepsini kullandım ve fazlasıyla me

...Akra'da bulunan el yazmasi ~ Paulo Coelho. ..

Alti cizilecek o kadar cümle vardi ki okuyun mutlaka derim ben. Düşman onlardan çok daha üstün, ertesi sabah saldırıya geçecekti. Halkın çoğunluğu, yenileceklerini bildiği halde, şehirde kalmayı seçti.  O akşam, her yaştan kadınlı erkekli bir grup, Kıpti dedikleri Yunanlı'yı dinlemek için meydanda toplandı.  Kıpti, hiçbir dine mensup değildi; sadece bütün duyduklarını, yarına aktarabilmek için aklında tutmuştu.  Kıpti, yalnızca içinde bulunduğu âna ve Moira denen varlığa inanırdı.  Yarından itibaren şu anda ahenk olarak gördüğümüz şey ahenksizliğe dönüşecek. Mutluluğun yerini matem alacak," dedi Kıpti. "Şehrimizi talan edebilirler, ama burada öğrendiklerimizi silemezler. İşte bu yüzden ilmimizin surlarımız, evlerimiz ve sokaklarımızla aynı kaderi paylaşmasına izin veremeyiz… Peki ilim derken neyi kastediyorum? İlimle, gündelik yaşamın karşımıza çıkardığı zorlukların üstesinden gelerek hayatta kalmamızı sağlayan şeyi kastediyorum. Yarın bize neler olacağını kimse